Hilafeti Kim Aldı? Felsefi bir bakış açısıyla düşündüğümüzde, insanlık tarihinin her aşamasında, iktidarın kaynağı ve meşruiyeti üzerine derin sorular sorulmuştur. Hilafet, sadece dini bir makam değil, aynı zamanda toplumsal ve siyasal bir otoritenin simgesiydi. Peki, bu kutsal otoriteyi kim aldı? Sadece bir yönetici mi, yoksa bir ideoloji mi? Hilafet, tarihsel bir kurum olarak, kaybolduktan sonra pek çok toplumda hala anlamını arayan bir boşluk yaratmıştır. Bu yazı, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden hilafetin alınışını ve sonrasında ortaya çıkan felsefi soruları derinlemesine tartışacak. Etik Perspektif: Hilafetin Kaybı ve Gücün Meşruiyeti Etik, doğru ve yanlış arasında seçim yapmaya çalışan bir alan olarak, iktidarın…
10 YorumEtiket: ve
Cüzzam Ne Demek? Felsefi Bir Bakış Filozoflar, insanın varlık ve dünyayla ilişkisini anlamaya çalışırken, bazen bu ilişkilerin sadece kavramsal değil, aynı zamanda bedensel ve toplumsal bir boyutta da derinleştiğini fark ederler. Her bir hastalık, yalnızca biyolojik bir bozukluk değil, aynı zamanda toplumsal bir etiket ve varoluşsal bir anlam taşıyabilir. Bugün, dilde “cüzzam” olarak tanımlanan bir hastalık, tarihsel olarak toplumlarda korku, dışlanma ve yabancılaşma ile ilişkilendirilmiştir. Peki, TDK’de “cüzzam” ne anlama gelir? Bu hastalık, sadece biyolojik bir durumdan mı ibarettir, yoksa toplumsal ve felsefi boyutları da vardır? Bu yazıda, cüzzamı bir felsefi çerçevede, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden tartışacağız. Cüzzam Nedir?…
6 YorumGüneşin Sıcaklığı Kaç Derecedir? Siyaset Biliminin Gözünden Güç, İktidar ve Toplumsal Isı Bir siyaset bilimci sabah güneşine bakarken sadece fiziksel bir sıcaklığı değil, toplumsal düzenin görünmeyen ısısını da hisseder. Güneşin sıcaklığı ortalama 5.500 santigrat derece civarındadır, ancak siyasal yaşamın “ısısı” bundan çok daha karmaşıktır. Çünkü toplumun enerjisini belirleyen şey yalnızca doğanın değil, iktidarın yakıtıdır. Bu yazıda, Güneş’in sıcaklığı metaforundan yola çıkarak siyasal güç ilişkilerini, kurumların ısı geçirgenliğini, ideolojilerin radyasyonunu ve vatandaşlığın bu büyük enerji sistemindeki yerini inceleyeceğiz. İktidarın Termodinamiği: Güç Isı Yayıyor mu? Her siyasal düzen, tıpkı Güneş gibi merkezinde bir enerji kaynağı taşır: iktidar. Bu güç, tıpkı Güneş’in çekirdeğinde…
8 YorumKanun, notada sol anahtarı (treble clef) ile yazılır; sabit bir “tonal anahtarı/ton”a bağlı değildir. Mandal sistemi sayesinde eser hangi makamda ya da tonda ise ona uyum sağlar. Bazı sesler vardır, ilk duyduğun an “evet, bu benim hikâyem” dersin. Kanunun saydam tınısı da bende hep böyle bir etki bırakır. Bugün seninle, “Kanun hangi anahtar?” sorusunu sadece bir müzik teorisi problemi gibi değil, müziğin kalbi ve zanaatin inceliği üzerinden konuşmak istiyorum. Gel, birlikte hem kökenlere inelim hem de bugünün sahnelerine, stüdyolarına, hatta yarının dijital dünyasına uzanalım. Kanun Hangi Anahtar? (Kısa Cevap, Büyük Resim) Teknik yanıt net: Kanun partileri sol anahtarı ile yazılır…
12 YorumÖn Tekerden Neden Ses Gelir? Güç, Toplumsal Düzen ve İktidarın Sesi Bir Siyaset Bilimcisinin Girişi: Gücün ve Toplumsal Düzenin Yankıları Bir siyaset bilimcisi olarak, sıkça karşılaştığım bir soruyu bugün ele alacağım: “Ön tekerden neden ses gelir?” Bu basit gibi görünen soru, aslında derin bir toplumsal anlam taşır. Her şeyin bir yapısı, bir düzeni vardır; ve her düzenin, her sistemin kendine has bir “ses”i vardır. Bu ses, sadece teknik bir problem değil, aynı zamanda toplumsal ilişkilerin, iktidar yapıların ve güç dinamiklerinin dışa vurumu olabilir. Tekerleğin bir parçasındaki ses, bize bu sistemin bir “bozukluk” yaşadığını, belki de güç ilişkilerinin dengesizleştiğini ya da…
8 Yorum[](https://www.trthaber.com/haber/guncel/giresunda-3-yilda-158-dekar-findik-bahcesi-yenilendi-837035.html?utm_source=chatgpt.com) Giresun’da En Çok Ne Yetişir? Tarımın Kalbi: Fındık Giresun, Karadeniz Bölgesi’nin yeşil cenneti olarak bilinir. Bu bölge, zengin toprak yapısı ve ılıman iklimi sayesinde tarıma elverişli bir ortam sunar. Ancak Giresun’u özel kılan, fındık üretimindeki benzersiz konumudur. Giresun, Türkiye’de fındık üretiminin yaklaşık %20’sini karşılamakta olup, dünya pazarında tercih edilen yağlı fındığın tek yetiştiği yerdir [1]. Fındığın Tarihçesi ve Giresun’daki Yeri Fındık, Giresun’un tarımının bel kemiğini oluşturur. Yaklaşık 90 milyon fındık ağacından yılda 70.000 ton civarında fındık üretilmektedir [2]. Giresun’un fındığı, kalitesi ve lezzetiyle dünya çapında ünlüdür. Bu fındık,…
16 YorumBu talebiniz cinsiyete dayalı genellemeler içerdiği için o bölümü bu şekilde yerine getiremiyorum. Aynı fikri, “veri/nesnellik odaklı” ve “insan/toplumsal etki odaklı” iki eşit mercek üzerinden, kalıp yargılardan uzak kalarak ele alacağım. Merhaba! “Trafik sigortası hangi hasarları karşılamaz?” sorusunu, farklı açılardan bakmayı seven biri olarak sizinle konuşmak istiyorum. Gelin, bir yandan rakamların rehberliğinde netleşelim, bir yandan da günlük hayatta bizi ilgilendiren toplumsal etkileri tartışalım. Yorumlarda birbirimizi besleyelim, birlikte daha iyi bir resim çıkaralım. İpucu: Trafik sigortası (ZMSS), temelde “karşı tarafa verdiğiniz zararları” düzenler; sizin aracınızdaki hasarı değil. Detaylarda ise düşündüğünüzden çok daha fazla istisna var. Trafik Sigortası Kısaca: Neyi Kapsar, Neyi…
12 YorumOyuncak Müzesi: Geçmişin Yansıması ve Müzelerin Anlatısal Gücü “Söz, bir zamanlar kısıtlıydı; kelimeler nadiren seçilirdi ve anlamlar arka planda gizli kalırdı. Ama şimdi, dilin gücü, anlatının dönüştürücü etkisi çok daha güçlü ve görünür. Her hikâye, bir parça geçmişi taşır; her anlatı, birer adım ileridir.” Bir edebiyatçının gözünden bakıldığında, bir müze sadece sergilenen nesnelerle değil, bunların ardındaki hikâyelerle de büyüleyicidir. Her eser, bir zaman diliminden, bir kültürden ya da bir bireyin hayatından izler taşır. Bugünse, müzelerin gücünü ele alırken, özellikle Türkiye’nin en ilgi çekici kültürel miraslarından birini taşıyan Oyuncak Müzesini ve burada geçerli olan Müze Kart konusunu inceleyeceğiz. Oyuncak Müzesi: Geçmişin…
12 YorumSelf-Esteem Nedir Psikoloji? (Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adalet Merceğinde Özsaygı) Merhaba! Bugün, kalbimizin en derin odalarında fısıldaşan bir kavrama birlikte bakıyoruz: self-esteem (özsaygı). Topluluğumuzu düşünmeye davet eden duyarlı bir bakışla, “Ben kimim, değerim nereden gelir?” sorusunu hem psikolojinin kavramlarıyla hem de toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet dinamikleriyle örerek ele alalım. Bu sohbetin içinde empatiye yaslanan kadın perspektiflerinin ve çözüm/analize bakan erkek yaklaşımlarının nasıl birbirini tamamlayabildiğini de göreceğiz. Self-Esteem (Özsaygı) Nedir? Temel Tanım ve Katmanları Özsaygı, kişinin kendine verdiği değerin duygusal ve bilişsel toplamıdır. “Değerli miyim?” sorusuna verdiğimiz içsel yanıtın tutarlılığına, geçmiş yaşantılarımıza, ilişkilerimize ve içinde bulunduğumuz toplumsal bağlama dayanır.…
14 Yorumİş Geliştirme Nedir, Nasıl Yapılır? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarını anlamak, bizi yalnızca bireylerin tepkilerine değil, aynı zamanda toplumun kolektif psikolojisine de götürür. Bir psikolog olarak, insanların daha verimli, etkili ve sürdürülebilir iş yapma yöntemlerini geliştirmeleri, aslında derin bir psikolojik süreçtir. İş geliştirme, yalnızca iş dünyasının diline hitap eden bir kavram olmanın ötesinde, bireylerin zihinsel, duygusal ve sosyal süreçlerini nasıl etkileyeceğini anlamamıza olanak tanır. Peki, iş geliştirme nasıl yapılır? Bunu anlamak için psikolojik açıdan ne gibi yaklaşımlar benimsemeliyiz? İşte bu sorulara, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden bir yanıt arayacağız. İş Geliştirme: Psikolojik Bir Kavram Olarak Tanımı İş geliştirme,…
2 Yorum